ÇUKUROVA BÖLGESİ ÖĞRENCİLERİ İÇİN SOSYAL BECERİ EĞİTİMLERİ

Çukurova Bölgesi Öğrencileri İçin Sosyal Beceri Eğitimleri: Akademik Başarıyı Sosyal Zekayla Taçlandırın

Adana’nın gelişen yüzü Çukurova ilçesinde, özellikle Yüzüncüyıl Mahallesi, Turgut Özal ve Güzelyalı gibi bölgelerde yaşayan aileler için çocuklarının eğitimi her zaman birinci önceliktir. Ancak modern dünyada sadece iyi bir karne veya yüksek bir LGS puanı artık yeterli değil. Yapılan araştırmalar, iş ve akademik hayatın %80’inin “sosyal beceriler” (soft skills) üzerine kurulu olduğunu gösteriyor. Peki, çocuğunuz kendini ifade etmekte zorlanıyor mu? Arkadaş gruplarına dahil olmakta çekingen mi davranıyor? Ya da hayır demeyi biliyor mu?

Sosyal Beceri Eğitimi Nedir ve Neden Gereklidir?

Sosyal beceri, bireyin başkalarıyla sağlıklı iletişim kurmasını, empati yapmasını, problem çözmesini ve duygularını yönetmesini sağlayan yetenekler bütünüdür. Çukurova bölgesindeki öğrencilerimiz, yoğun sınav temposu nedeniyle bazen akranlarıyla sağlıklı bağlar kurmakta zorlanabiliyor. Bu noktada devreye giren bilimsel temelli bir psikolojik danışmanlık süreci, çocuğun içindeki sosyal potansiyeli ortaya çıkarır.

Özellikle ergenlik döneminde sosyal beceri eksikliği; sosyal fobi, özgüven kaybı ve okul reddine kadar varabilen sorunlara yol açabilir. Bu nedenle sosyal beceri eğitimlerini sadece bir “aktivite” değil, bir ihtiyaç olarak görüyoruz. Bu ihtiyacı karşılamak ve sizlere profesyonel destek sağlamak için Meriç YILDIRIM ve Mehmet ULUBEY önderliğinde başarınıza katkıda bulunuyoruz.

Özgüven ve İletişim: Koçluk Yaklaşımıyla Gelişim

Bir öğrencinin sosyal ortamlarda kendini rahat hissetmesi, onun akademik performansını da doğrudan artırır. Profesyonel koçluk desteği alan öğrenciler, topluluk önünde konuşma, etkili iletişim ve liderlik vasıflarını geliştirirler. Koçluk süreci, öğrenciye sadece ders çalışmayı değil, bir birey olarak toplumda nasıl yer alacağını da öğretir.

Psamer bünyesinde sunduğumuz çok yönlü eğitim modülleriyle, öğrencilerimize “hızlı anlama” becerisi kazandırırken aynı zamanda sosyal hayattaki ipuçlarını nasıl okuyacaklarını da gösteriyoruz. Bu süreçte sağladığımız sürekli iletişim ve destek mekanizması, öğrencimizin merkezimizden çıktıktan sonra da sosyal hayatta karşılaştığı zorlukları aşmasına yardımcı olur.

Ailelerin Rolü: Sosyal Gelişim Evde Başlar

Sosyal beceri gelişimi sadece öğrenciyle biten bir süreç değildir. Çocuğun sosyal becerilerini destekleyen bir ev ortamı yaratmak için bazen ebeveynlerin de yeni stratejiler öğrenmesi gerekir. Bu noktada profesyonel bir aile danışmanlığı hizmeti almak, aile içi iletişimi güçlendirerek çocuğun dış dünyaya karşı daha güvenli adımlar atmasını sağlar.

Çukurova Yüzüncüyıl’daki merkezimizde, ailelerimize çocuklarının sosyal gelişimini nasıl destekleyebileceklerine dair uygulamalı rehberlik sunuyoruz.

Psamer Sosyal Beceri Programı İçeriğinde Neler Var?

Adana’nın en kapsamlı gelişim merkezlerinden biri olarak programımızı şu bilimsel temeller üzerine kurduk:

  1. Empati ve Aktif Dinleme: Karşısındakini anlama ve doğru tepki verme çalışmaları.
  2. Duygu Yönetimi: Öfke, kaygı ve heyecan anlarında kontrolü ele alma teknikleri.
  3. Akademik Özgüven: Eğitim süreçlerinde (özellikle hızlı okuma ve odaklanma) başarılı olan öğrencinin sosyal çevresinde de daha aktif olması sağlanır.
  4. Problem Çözme: Çatışma anlarında şiddetten veya içe kapanmadan uzak, yapıcı çözüm üretme becerisi.

Neden Çukurova Yüzüncüyıl’daki Merkezimizi Seçmelisiniz?

Psamer Psikolojik Danışmanlık Merkezi olarak biz, her öğrencimizi bir “proje” değil, bir “birey” olarak görürüz. Bünyemizde çalışan psikologlar, koçlar ve aile danışmanları, öğrencimizin sosyal gelişimini her açıdan takip eder. Adana’nın her noktasından kolayca ulaşılabilen merkezimizde, modern ve güvenli bir ortamda sosyal gelişim gruplarımızı yürütüyoruz.

Yarının Liderlerini Bugünden Hazırlayın

Akademik başarı sizi kapıdan içeri sokar, ancak sosyal beceriler o odada kalmanızı ve yükselmenizi sağlar. Çocuğunuzun gelecekte hem mutlu hem de başarılı bir birey olmasını istiyorsanız, sosyal beceri gelişimini ihmal etmeyin.

Detaylı Bilgi ve Kayıt İçin: Çukurova bölgesindeki öğrencilerimize özel hazırladığımız sosyal beceri eğitimleri hakkında ayrıntılı bilgi almak için 0543 107 25 75 numaralı hattımızdan bizi arayabilir, hemen bir ön görüşme randevusu alabilirsiniz

OKULA GİTMEK İSTEMEYEN ADANA’DAKİ ÖĞRENCİLERE PROFESYONEL DESTEK

Okul reddi (school refusal), sadece bir isteksizlik değil, genellikle altında yatan kaygı, sosyal fobi veya aile içi dinamiklerin bir dışavurumudur. Adana gibi sosyal beklentilerin yüksek olduğu bir şehirde, Seyhan ve Çukurova bölgelerindeki ailelerin bu durumla karşılaştığında paniğe kapılması oldukça yaygındır. Ancak doğru ve bilimsel bir müdahale ile bu süreç, kalıcı bir soruna dönüşmeden çözülebilir.

Okula Gitmek İstemeyen Adana’daki Öğrencilere Profesyonel Destek

Sabahları karın ağrısı şikayetleri, okul saati yaklaştığında yaşanan öfke patlamaları veya sessizce reddetme… Adana’da pek çok ebeveyn, özellikle tatil dönüşlerinde veya sınav dönemlerinde çocuklarının “Okula gitmek istemiyorum” cümlesiyle karşı karşıya kalıyor. Çukurova ve Seyhan ilçelerindeki okullarda eğitim gören ilkokul ve ortaokul öğrencilerinde sıkça rastlanan bu durum, basit bir “tembellik” değil; uzman müdahalesi gerektiren psikolojik bir durumdur.

Psamer Psikolojik Danışmanlık Merkezi olarak biz, Adana’daki ailelerimize bu zorlu süreçte bilimsel ve çok yönlü bir çözüm haritası sunuyoruz.

Okul Reddi Neden Kaynaklanır?

Bir çocuğun veya gencin okulu reddetmesinin arkasında tek bir sebep yoktur. Genellikle şu faktörler bir araya gelir:

  • Ayrılık Kaygısı: Özellikle ilkokul seviyesindeki çocuklarda ebeveynden ayrılma korkusu.
  • Sosyal Kaygı: Akran zorbalığı, arkadaş edinememe veya sosyal ortamlarda rezil olma korkusu.
  • Akademik Yetersizlik Hissi: Derslerdeki başarısızlık korkusunun yarattığı kaçınma davranışı.

Bu gibi durumlarda, sorunu sadece okul yönetimiyle çözmeye çalışmak bazen yetersiz kalabilir. Çocuğun iç dünyasındaki bu engelleri aşmak için profesyonel bir psikolojik danışmanlık desteği şarttır. Uzman bir psikolog, çocuğun bu direncinin altındaki temel korkuyu analiz ederek aileye yol gösterir.

Koçluk ve Motivasyon: Okulu Yeniden Sevdirmek

Bazen okul reddi, öğrencinin derslerdeki “başaramama” hissiyle birleşir. Öğrenci konulardan geri kaldıkça okula gitmekten daha çok korkar. Bu noktada devreye giren profesyonel koçluk hizmeti, öğrencinin akademik özgüvenini yeniden inşa eder. Küçük başarı adımlarıyla öğrenciye “yapabiliyorum” hissi verilir.

Özellikle yeni nesil sınavlarda başarısızlık yaşayan ortaokul öğrencileri için sunduğumuz eğitim içerikleri (hızlı okuma, dikkat çalışmaları vb.), okulun sadece bir zorunluluk değil, bir gelişim alanı olduğunu onlara gösterir. Sürekli iletişim ve destek mekanizmamız sayesinde öğrenci, okulda yaşadığı bir problemi koçuyla paylaşarak anında çözüm üretebilir.

Aile Danışmanlığı: Evdeki Tansiyonu Düşürmek

Okul reddi yaşayan bir öğrencinin evinde sabahlar oldukça gergin geçer. Anne ve babanın ısrarı, çocuğun direnciyle birleştiğinde aile içi bağlar zarar görebilir. Bu noktada profesyonel bir aile danışmanlığı hizmeti almak, ebeveynlerin bu kriz anlarını nasıl yöneteceği konusunda stratejiler geliştirilmesini sağlar.

Adana Çukurova Yüzüncüyıl Mahallesi‘ndeki merkezimizde, aileyi sürecin bir parçası yaparak, evdeki çatışma dilini “anlayış ve çözüm” diline dönüştürüyoruz.

Neden Psamer Çukurova’yı Tercih Etmelisiniz?

Adana’da okul reddi ile mücadelede bizi farklı kılan, her öğrencimize “terzi işi” bir program hazırlamamızdır.

  1. Klinik Değerlendirme: Psikologlarımız direncin altındaki duygusal sebebi bulur.
  2. Akademik Destek: Eğitim eksikleri saptanarak öğrencinin sınıf seviyesine uyumu sağlanır.
  3. Sosyal Beceri Eğitimi: Arkadaşlık ilişkilerinde zorlanan gençlere sosyal beceri teknikleri öğretilir.
  4. Bütünsel Kadro: Bir aile bize geldiğinde; psikolog, koç ve aile danışmanı aynı anda vaka üzerine çalışır.

Okul Korkusunu Birlikte Aşalım

Okul reddi, görmezden gelindiğinde eğitim hayatının tamamını etkileyebilecek bir sorundur. Çocuğunuzun eğitimden ve sosyal hayattan kopmasına izin vermeyin. Adana Çukurova Yüzüncüyıl’da bulunan merkezimizde, güler yüzlü ve uzman kadromuzla yanınızdayız. Profesyonel öğrenci danışmanı Meriç YILDIRIM ile birlikte başarı temelli çalışmalarla sizleri bekliyoruz.

ADANA’DA LGS SINAV KAYGISI GRUPLARI: BİRLİKTE BAŞARALIM

LGS süreci, hem öğrenciler hem de aileler için bir “dayanıklılık testi” gibidir. Adana gibi eğitim rekabetinin yüksek olduğu bir şehirde, Seyhan ve Çukurova ilçelerindeki öğrenciler için bu baskı bazen yönetilemez bir boyuta ulaşabilir. Bu noktada, bireysel desteğin yanı sıra “Grup Terapisi ve Kaygı Grupları”, öğrencilerin yalnız olmadıklarını hissetmeleri ve akranlarından güç almaları için en etkili yöntemlerden biridir.

Adana’da LGS Sınav Kaygısı Grupları: Birlikte Başaralım

LGS sınavı yaklaşırken Adana genelinde, özellikle Çukurova ve Seyhan bölgesindeki evlerde tansiyon yükselmeye başlar. Deneme sonuçları, yetiştirilemeyen paragraflar ve “ya kazanamazsam” düşüncesi, öğrencilerin omuzlarına büyük bir yük bindirir. Psamer Psikolojik Danışmanlık Merkezi olarak biz, bu yükü hafifletmek ve sınav stresini başarı enerjisine dönüştürmek için bilimsel temelli “LGS Sınav Kaygısı Grupları” kuruyoruz.

Çünkü biliyoruz ki; bir gencin sınavda başarılı olması sadece kaç soru çözdüğüyle değil, o soruları çözerken duygularını nasıl yönettiğiyle ilgilidir.

Neden Grup Çalışması? “Yalnız Değilsin” Etkisi

Sınav kaygısı yaşayan bir genç, genellikle bu duyguyu sadece kendisinin yaşadığını, diğer arkadaşlarının çok rahat olduğunu düşünür. Bu “yalnızlık” hissi kaygıyı daha da tetikler. Adana’daki merkezimizde yürüttüğümüz grup çalışmalarında, öğrenciler kendileriyle benzer duyguları paylaşan akranlarıyla bir araya gelirler. Bu sayede;

  • Kaygının normal bir duygu olduğunu fark ederler.
  • Birbirlerinin çözüm yollarından ilham alırlar.
  • Güvenli bir ortamda duygularını ifade ederek rahatlarlar.

Eğer çocuğunuzun kaygısı grup çalışmasından daha derin seviyelerdeyse, uzman ekibimiz tarafından yürütülen bireysel psikolojik danışmanlık süreciyle desteklenmesi en sağlıklı yoldur.

Sınav Kaygısı Gruplarında Neler Yapıyoruz?

Adana Çukurova Yüzüncüyıl Mahallesi‘nde gerçekleştirdiğimiz seanslarda, tamamen bilimsel ve uygulamalı bir müfredat izliyoruz:

  1. Bilişsel Yeniden Yapılandırma: Öğrencilerin “başaramayacağım”, “mahvoldum” gibi olumsuz düşünce kalıplarını, gerçekçi ve motive edici düşüncelerle değiştiriyoruz.
  2. Bedensel Rahatlama Teknikleri: Sınav anında kalp çarpıntısı veya ellerin titremesi gibi fiziksel belirtileri kontrol altına almak için nefes ve gevşeme egzersizleri öğretiyoruz.
  3. Zaman Yönetimi ve Strateji: Profesyonel koçluk yaklaşımlarıyla, sınav anında hangi dersten başlanmalı, turlama tekniği nasıl uygulanmalı gibi pratik çözümler sunuyoruz.
  4. Hızlı Okuma Desteği: Kaygının en büyük düşmanı “yetiştirememe” korkusudur. Gruptaki öğrencilerimize sunduğumuz eğitim içerikleri sayesinde, okuma hızlarını artırarak zaman baskısını ortadan kaldırıyoruz.

Aileler İçin Süreç Yönetimi

Öğrenci grupta kaygı yönetimi öğrenirken, evdeki ortamın da bu değişimi desteklemesi gerekir. Sınav döneminde aile içi gerginlikler başarıyı doğrudan etkiler. Bu nedenle grubumuza dahil olan öğrencilerin velilerine yönelik aile danışmanlığı seansları ile ebeveynlerin bu süreçte nasıl birer “liman” olabileceklerini anlatıyoruz. Ailenin sağladığı sürekli iletişim ve destek, öğrencinin sınav sabahına kadar olan motivasyonunu korumasını sağlar.

Neden Psamer LGS Kaygı Grupları?

Adana’da birçok kurs sadece ders anlatırken, biz Psamer olarak öğrencinin “ruhsal hazır bulunuşluğunu” merkeze alıyoruz.

  • Çok Yönlü Uzman Kadrosu: Gruplarımız psikologlar, psikolojik danışmanlar ve öğrenci koçları tarafından ortaklaşa yönetilir.
  • Bilimsel Müfredat: Sadece sohbet değil, teknik odaklı eğitim modülleri uygulanır.
  • Merkezi Konum: Çukurova Yüzüncüyıl Mahallesindeki yerimiz, ulaşım kolaylığı ile Adana’nın her noktasından öğrenci kabul etmektedir.

Başarıya Giden Yolda El Ele

LGS bir son değil, bir başlangıçtır. Çocuğunuzun bu başlangıcı kaygıyla değil, özgüvenle yapması sizin elinizde. Grup çalışmalarımıza katılan öğrencilerimiz, sadece sınavda değil, hayatın her alanındaki stresli anlarda ne yapacaklarını bilen, duygusal zekası gelişmiş bireyler olarak mezun olurlar.

Siz de LGS Kaygı Gruplarımıza Katılmak ve Yer Ayırtmak İçin: Ayrıntılı bilgi ve kontenjan durumu için 0543 107 25 75 numaralı hattımızdan bize ulaşabilirsiniz. Gelin, bu sınav maratonunu birlikte başarıya dönüştürelim.

YAZ TATİLİNDE ERGENLER İÇİN KİŞİSEL GELİŞİM KAMPLARI VE KOÇLUK

Yaz Tatilinde Ergenler İçin Kişisel Gelişim Kampları ve Koçluk: Tatili Fırsata Çevirin

Adana’nın meşhur yaz sıcaklarında, eğitim maratonuna kısa bir mola veren öğrenciler için yaz tatili sadece dinlenmek mi demektir, yoksa bir gelişim fırsatı mı? Özellikle Seyhan ve Çukurova bölgelerindeki veliler için yaz dönemi, bir sonraki eğitim yılına (LGS veya YKS) hazırlık yapmanın yanı sıra çocuğun özgüvenini ve sosyal becerilerini geliştirmesi için en uygun zamandır.

Psamer Psikolojik Danışmanlık Merkezi olarak biz, yaz tatilini “boşa geçen zaman” olmaktan çıkarıp, bilimsel temelli bir gelişim sürecine dönüştürüyoruz.

Yaz Tatilinde Kişisel Gelişim Neden Önemli?

Okul döneminde yoğun ders yükü altında ezilen ergenler, kendi potansiyellerini keşfetmekte zorlanabilirler. Yaz dönemi; stresin azaldığı, zihnin yeni becerilere en açık olduğu zamandır. Bu dönemde yapılacak bir koçluk çalışması, gencin sadece derslerinde değil, hayata karşı duruşunda da devrim yaratabilir. Koçluk süreci, öğrencinin kendi ilgi alanlarını tanımasına, gelecek hedeflerini belirlemesine ve en önemlisi “öz disiplin” kazanmasına yardımcı olur.

Hızlı Okuma ve Akademik Kampların Gücü

Yaz aylarında sunduğumuz eğitim içerikleri arasında en çok talep göreni “Hızlı Okuma ve Anlama” kamplarıdır. Yeni nesil sınav sisteminde başarının anahtarı, uzun metinleri kısa sürede analiz edebilmektir. Tatil döneminde bu beceriyi kazanan bir öğrenci, okul dönemi başladığında yaşıtlarına göre çok daha az yorularak daha yüksek başarı elde eder.

Ayrıca, dikkat dağınıklığı ve odaklanma sorunları yaşayan gençler için hazırladığımız özel eğitim modülleri, beynin odaklanma kapasitesini artırarak öğrenme sürecini keyifli hale getirir.

Psikolojik Sağlık: Tatilde Duygusal Detoks

Ergenlik, duygusal dalgalanmaların en yoğun olduğu dönemdir. Yaz tatili, okulun yarattığı sosyal ve akademik baskıdan uzaklaşmak için harika bir “duygusal detoks” dönemidir. Bu süreçte uzman bir psikolojik danışmanlık desteği almak, gencin geçmiş yılın yorgunluğunu atmasını ve yeni yıla zihinsel olarak taze bir başlangıç yapmasını sağlar.

Adana Çukurova Yüzüncüyıl Mahallesi‘ndeki merkezimizde, gençler için sadece ders odaklı değil, aynı zamanda duygusal zekayı (EQ) artıran sosyal etkinlikler ve grup çalışmaları da planlıyoruz. Bu süreçte sürekli iletişim ve destek mekanizmamızla gencin her an yanında oluyoruz.

Aileler İçin Yaz Tatili Rehberi

Ebeveynler olarak, çocuğunuzun tatilini sadece kurslarla doldurmak yerine, onun kişiliğine dokunacak bütünsel bir programa yönelmelisiniz. Bir kamp veya koçluk programı seçerken şunlara dikkat edin:

  • Uzman Çeşitliliği: Programda sadece öğretmenler mi var, yoksa psikologlar ve aile danışmanları da sürece dahil mi?
  • Bireysel Takip: Çocuğunuzun gelişimi raporlanıyor mu?
  • Aile Katılımı: Gencin gelişimi sırasında size rehberlik edecek bir aile danışmanlığı seansı sunuluyor mu?

Neden Psamer Yaz Gelişim Programları?

Psamer olarak Adana’da “Bütünsel Gelişim” modelini uyguluyoruz. Yaz döneminde merkezimize gelen bir öğrenci;

  1. Kendi öğrenme stilini keşfeder.
  2. Zaman yönetimi ve hedef belirleme becerisi kazanır.
  3. Hızlı okuma teknikleriyle sınavlara bir adım önde başlar.
  4. Psikolojik sağlamlığını artırarak özgüven kazanır.

Sonuç: Bir Yaz Tatili, Bir Gelecek

Çocuğunuzun bu yazı sadece ekran başında geçirmesine izin vermeyin. Çukurova Yüzüncüyıl’daki merkezimizde, uzman ekibimizle birlikte onun hayatına dokunacak, onu geleceğin özgüvenli bireyi yapacak programlarımızla tanışın.

Yaz Programlarımız Hakkında Detaylı Bilgi İçin: Hemen 0543 107 25 75 numaralı hattımızı arayarak ön kayıt yaptırabilir ve uzmanlarımızdan ücretsiz ön görüşme randevusu alabilirsiniz.

PANDEMİNİN ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ OLUMSUZ ETKİLERİ

Pandemi dönemi çağın en etkili ve hala devam etmekte olan sorunlarından biri olmaktadır. Bu durum toplumsal açıdan varolan düzeni bozmaktadır. Toplumsal, maddi ve manevi olarak, duygu durum olarak hayatımızı olumsuz yönde etkileyen pandemi dönemi özellikle de çocuklar için daraltılan bir çember gibi görülmektedir. Günümüz çağında yaşanılan bu sorun çocukların toplumsal hayatının engellenmesine, kimlik kazanımının kaybedilmesine ve  çevreye katılımının azalmasına sebep olmaktadır. Yaşadığımız teknolojik çağda bilgiye ulaşmak ne kadar kolay olsa da, okul çağında ki çocukların pandemi koşullarından dolayı okula gidememesi, bilgi birikimi açısından dış dünyaya karşı sınırlı kalabilmektedir. Pandeminin yarattığı değişimler, yeni oluşumlar, çocuklar üzerinde kırıcı bir etki bırakmaktadır. Pandemi döneminde okulların kapanması çocukları sadece eğitim konusunda değil aynı zamanda sosyal olarak, duygusal olarak ve gelişim olarak olumsuz bir etki oluşturmaktadır. 

Pandemi dönemi boyunca bu etkinin devamı çocuklar için sadece okul açısından değil aynı zamanda da ailesi açısından da önemli olumsuz yanlarını oluşturmaktadır. Pandemi döneminin getirmiş olduğu ailelerde oluşan ekonomik  sıkıntılar, aile içi stres, belirsizlik ve yasaklarla birlikte aile bireylerinde alışık olunmayan bir süreç halini almaktadır. Aile içinde ebeveynler ile çocuklar arasında çatışma, anlaşmazlık ve kötümser durumlar yaşanmaktadır. Çocukların pandemi döneminde dijital dünyaya daha çok kendini kaptırması, sürekli olarak tablet, telefon, bilgisayar gibi teknolojik aletlerin kullanımının yüksek oranda artması çocuklarda sosyal aktivitenin azalmasına, aile içi iletişimi kısıtlanmasına, çocukların kendisini ifade etme becerisinin düşmesine yol açmaktadır.

Genel anlamda pandemi dönemi çocukların açılacağı ve gelişeceği açıyı belli oranda azaltmaktadır.  Sadece okul düzeyinde ki gelişim duraklaması açısından değil, aynı zamanda psikolojik olarak çocukların üzerindeki etki kalıcı bir iz bırakmaktadır. Çocuklar için pandemi dönemi  gelişim evrelerini eksik şekilde tamamlama, teknolojik aletlere eskisinden daha çok bağımlılık, cümle kurma konusunda yaşanan sıkıntılar, ifade etme becerisinin azalması gibi çeşitli olumsuzluk içeren ve yaşanan durumlar ortaya çıkmaktadır. 

Pandemi döneminde dijital dünyaya giriş hiç olmadığı kadar fazla kullanım alanı bırakmakla birlikte çocukları olumsuz yönde etkileyen diğer bir durum ise teknoloji ile iç içe  girmiş bir vaziyette günlerini geçirmeleridir. Çocuk tüm gününü telefon,tablet, bilgisayar gibi teknolojik aletlerle geçirerek sosyallik kavramını kısıtlamaktadır. Aile ile geçirilen zaman azalmakta ve çeşitli oyunlar oynarken çocuklar oynadığı farklı oyunlardan etkilenmektedir. Pandemi döneminde çocukların eğitime bakış açısı da  bu noktada  değişkenlik göstermektedir. Pandemi döneminde Uzaktan eğitim sistemi uygulanan çocuklarda dikkatin hemen dağılması, fiziki bir ortamda ders anlatılmadığı için çocuğun dersi dinleyememesi, bunun sonucunda verilen eğitimin de alıcı konumunda sağlıklı olmaması, genel anlamda çocukları olumsuz yönde etkilemektedir. 

Son olarak pandemi döneminin çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri kapsamında ailelere büyük rol düşmektedir. Aileler çocuklarına pandeminin tam olarak ne olduğunu anlatmalı, bir aile ortamı kurarak nasıl sosyalleşmesi gerektiğini bildirmeli, aile kavramı çerçevesinde çeşitli öğretici ve bilgilendirici oyunlar sunarak birlikteliği sağlayıcı aktiviteler düzenlemeleri gerekmektedir. Bu sayede çocuk tamamen dijital dünyaya kendini adapte etmemek ile birlikte, öğrenme merakını anne-babası sayesinde her zaman aktif bir şekilde tutacaktır. Pandemi döneminde çocukların üzerinde bulunduğu stres ve psikolojik durum, ailenin etkin ve bilgilendirici katılımı ile birlikte  sağlıklı bir süreç geçirmelerine yardımcı olmaktadır. 

KİŞİDE BAĞLANMA PROBLEMİ 

”İnsan birine bağlanınca o kişiyi hayatının merkezi noktasına alır, bir an düşünür o olmazsa ben ne yaparım, onsuz hayatım anlamsız olur ve hayata dair onsuz bir beklentim olmaz diyerek duygularının esiri olmuştur. Kişi geçmişte yaşadığı duygu boşluklarını öylesine doldurmak ister ki bunun sonucunda kişi de bağlanma problemi ortaya çıkmaktadır. Kişi bağlanma durumunu etkin hale getirerek bağlandığı kişi için her şeyi göze almaya kararlıdır. Sağlıksız olarak nitelendirilen bu ilişki kalıpları insana oldukça zarar verir ve sonu hüsranla biten bir ilişki gözle görülür bir anlam taşır. İnsanı sevmek, ona değer vermek ve hayatı paylaşmak için ortak bir paydada buluşmak elbette ki güzel bir duygudur. Ancak bunu karşılıklı olarak güven ve ölçülü bir şekilde yapmak ilişkiler için temel esasları barındırmaktadır. Aşırı bağlanma ilişkilerde duygu bozukluğuna,strese,özgüven eksikliğine, kişinin yaşam kalitesinin düşmesine ve değer algılarının azalmasına sebep olmaktadır. İlişkilere yüklenilen anlam oldukça derin duygularla beslenerek bir kalıba sığdırılamamış olabilir, mantığın yerini duyguların hakimiyeti aldığı ilişkilerde gerçekleşen olumsuz durumlar ilişkiye gerçek anlamda zarar  vermektedir. Aşırı bağlanan birey ilişkilerinde direnç göstermeye her zaman için elverişlidir. Çünkü kaybetme düşüncesi duyguları esir almakla birlikte, sonu istenilen şekilde bitmeyen bir kısır döngü içerisine kişi veya kişileri almaktadır. Fiziksel olarak ayrıldığın kişiden zihinen kopamamak aslında onunla edindiği alışkanlıkların bir sonucu olarak bireyin karşısına çıkmaktadır. Bağlanan kişi ilişkiyi yaşadığı kişinin gidecek olma olasılığını bile düşünmemek ister, ancak diğer yandan da kaygılıdır. Bu kaygı bireyi daha fazla bağlanma içerisine yerleştirir ve daha  çok sevmeye daha çok hayatının merkezi noktasına almaya başlar. İlişki yönetimi burada ikinci plana atılmaktadır ve daha sonraki oluşabilecek yoğun sorunsal düzeyler kendisini yavaşça belli etmeye başlar. Birey kendisinin geçmişte yaşadığı duygu eksikliğini, şu an yaşadığı ilişki ile doldurmaya çalışırken bağlanma içgüdüsünü giderek yoğunlaştırır. 

İlişkinin sağlıklı bir şekilde yaşanabilmesi adına aşırı bağlanmak yerine değer kavramını karşılıklı şekilde belirlemek, kişinin kendi öz saygısını yitirmeyerek ilişkiye devam etmek, ilişkinin kendisine zarar verdiğini düşündüğü an olur ve olmaz şeyleri mantık çerçevesinde kurarak bunların dengesini kurması, hayat standartlarının daha etkin kullanılması açısından önemli bir durum ortaya koyacaktır. Kişi hayatta tek başına kalabilir, çok sevdiği birinden ayrılmak durumunda olabilir ancak  kişinin kendi amacı zorluklarla nasıl mücadele edebilmesi gerektiğini bilmesi gerekmektedir. Nasıl ki mutluluğumuz ya da mutsuzluğumuz sevgiyle bağlandığımız şeylerin niteliğine bağlıysa, kendimize ait değerlerin niteliğini de ona göre belirlememiz gerekmektedir. 

Tıpkı  Jean-Jacques Rousseau ‘nun “Binlerce şeye bağlanmaya çalışıp, birer birer elimden kaçırdıktan ve tek başıma kaldıktan sonra, tekrar kendi ayaklarım üzerinde durabiliyorum.” sözünde dediği gibi.

Kendinizi her zaman için değerli kılmanız ve kendi lideriniz olmanız hayatın yaşanabilirliliği açısından sizlere verilen bir ödül olmalıdır.